Bu Blogda Ara

slider

Son Paylaşılan

Navigation

Aşk Her Şeyi Affeder Mi?

aldatma

Aşk her şeyi affeder mi?

Çocukluğumuzdan beri sık sık duyduğumuz şarkılardan biridir aşk her şeyi affeder mi? Özlem Tekin’in en güzel parçalarından biri olması dışında sizce de aldatılmak affedilebilir mi? Günümüz ilişki ve evliliklerinin en büyük sorunlarından biri olan aldatma belki de çoğu insanın çok korktuğu, partnerine yakıştıramadığı ve hayal bile etmek istemeyeceği bir durumdur. Kimse tercih edilmeyen ya da başkasına tercih edilen olmak istemez. Aldatılan kişi aldatıldıktan sonra kendini genellikle kederli, kıskanç, yalnız, güvensiz hatta yetersiz bile hissedebilir. Peki sizce de aldatma yetersizlikten mi doğar? Ya da aldatmayı gerektirecek sebepler var mıdır?


Cinsel Sağlık Enstitüsü Derneği’nin sağladığı verilere göre Türkiye’de erkeklerin %58’i, kadınların ise %40’ı evlilik süresince en az bir kere evlilik dışı ilişki yaşamaktadır. Oranlara bakınca yadsınamayacak bir tablo çıkıyor karşımıza. Kişiyi aldatmaya iten birçok neden gösterebiliriz; ilgisizlik, cinsel sorunlar, baskı, aşırı kıskançlık, sosyoekonomik sorunlar, partnerin uzak mesafede olması ve intikam bunlara örnek sayılabilir. Burada unutulmamalıdır ki hiçbir neden kişinin aldatmasını haklı çıkarmaz; bunlar aldatmaya itebilecek etkenlerdir ancak seçim yine kişiye kalmıştır. Kimse yanlışlıkla aldatmaz kişi bu durumu seçer. Bu yüzden sonuçlarını da baştan kabul etmelidir.


İlgisizlik genellikle kadınların aldatmasındaki en büyük nedenlerden biri olarak karşımıza çıkmaktadır. Eşinden beklediği ilgi ve değeri göremeyen taraf özgüvenini tekrar kazanmak için bu yola başvurabiliyor. Kimse kendisinin ihtiyaçlarına ve duygularına önem vermeyen ya da sürekli erteleyen bir partnerle yola devam etmek istemez. Burada ortak nokta aranmalı, iki tarafın da zevk alabileceği veya eşlerin sırayla birbirlerinin ilgi duyduğu aktiviteleri yapmaları gerekir. Eğer ortada mesafe varsa araya sızmak isteyen biri her zaman olacaktır. Bu mesafeyi korumak çiftlerin seçimine ve emeklerine bağlıdır. Cinsel sorunlar kuşkusuz evliliği etkileyen en önemli faktörlerden biridir. Kötü bir cinsellik tarafları hem cinsellikten hem evlilikten uzak tutabilir. Tatmin olmayan, sürekli reddedilen, istekleri göz ardı edilen kişi bunu başka bir kişiyle yaşamak isteyebilir. Cinsellik kadında ve erkekte farklı aşamalarla gerçekleşir. Duygusal ve fiziksel açıdan büyük farklılıkları olan bu iki cinsiyetin istekleri, doyum noktaları, beklentileri de farklıdır. Kişilerin ideal cinsellik anlayışları da farklıdır. Bu sebeple iki tarafın da cinsellikten ne beklediğini ne istediğini bilmeleri, bilmiyorlarsa birlikte keşfetmeleri ve bu isteklere kulak vermeleri gerekir. Cinsellikte farklı oyunlara, pozisyonlara ve oyuncaklara başvurulabilir. Cinselliği iyileştirme ve cinsel işlev bozukluklarının tedavisi için bir cinsel terapist ile çalışılabilir. Baskı konusuna gelirsek iki tarafın birbirine nefes aldırmadığı, kişisel alanlara müdahale edilen, saygı duyulmayan bir ilişkide kişi anlayış göreceği huzur istediği alana koşar. İnsanlar mutsuz olacağı, saygısını ve sevgisini kaybedeceği bir ilişki yerine mutlu olacağı sorunlarından uzaklaşacağı bir ilişkiyi ister. Kıskançlık aşırıya kaçtığında kişinin hayatını kısıtlayan, yoluna engel koyan bir durum olmaya başladığında kişi bu ilişkiden kaçmak başka birinde anlayış bulmak isteyebilir. Evlilikte ve ilişkilerde taraflar birbirine güvenmeli ve aşırıya kaçmamalıdır ki saygı ve sevgi korunsun. Bazen çok üstüne gittiğimiz, ilgiye boğduğumuz kişiyi aslında kendimizden uzaklaştırmış ve itmiş olabiliyoruz. Sosyoekonomik sorunlar evde de sorun yaratacağı için yine huzursuz bir ortam yaratır. Huzursuz ortamdan kaçan kişi aldatmaya sarılabilir. Bir diğer neden de görücü usulü evliliklerdir. Eşini sevmeyen, tanımayan taraf bu yola başvurabilir. Kişi aldatıldığını hissetmişse de intikam almak için aldatmak isteyebilir. Birçok neden gösterebiliriz ama hiçbiri aldatmayı doğru ve haklı çıkaracak kadar güçlü değildir. Aldatılan kişiyi psikolojik sorunlara iten, ilişkiyi derinden sarsan ve yıkabilen aldatma eşlerin arasına uçurum açabilmektedir. Buna rağmen aldatmadan sonra ilişkisine devam etmek isteyen kişi sayısı hiç de az değildir (%60-75 oranında).

 

Aldatmadan sonra devam edilen ilişki nasıl düzeltilebilir?

Günümüzde sıklığı artan aldatmayla birlikte aldatma terapisi de artış göstermiştir. Çiftler aldatma terapisine başvurarak yardım almalıdır. Bireysel olarak çözümlenmeye çalışıldığında çoğu zaman aldatan taraf sorumluluğu almak istemediği için ve aldatılan taraf da suçlayıcı tavırdan çıkamadığı için eşler birbirini anlayamaz ve olay içinden çıkılmaz bir hal alır. Aldatma terapisinde aldatılan tarafın güveninin tekrardan sağlanması için adımlar atılır aldatılmanın nedenleri bulunur ve bu nedenler üzerine gidilir. Aldatan tarafın tüm sorumluluğu üstüne alması, aldatmayı inkâr etmemesi ve affedilmek için eşine tolerans göstermesi gerekir çünkü aldatılan kişi uzun bir süre eşinin yüzüne bu durumu vuracak sürekli gündem maddesi haline getirecek ve her şeye şüpheyle yaklaşacaktır. Aldatan taraf aldatmaya son verip pişmanlığını eşine ve ailesine gösterdikten ve özrünü kesin bir dilde belirttikten sonra eşlerin, sosyal, ilişkisel, cinsel ve duygusal olarak anlaşmaları sağlanmalıdır.


Elimizdeki rakamlara bakınca hiç de güvenilir ilişkiler yaşamıyoruz ama bu ilişkileri kaybetmek de istemiyoruz. Unutmayalım ki sevgi ve istikrar ilişkinin motivasyon kaynağı olacaktır. Her iki taraf da üstüne düşeni yaparsa belki bir şans olabilir. Peki sizce aldatılan kişi eşine olan duygularını, yaşanmışlıklarını, ilişkiye vermiş olduğu zaman ve eforu bir anda aldatılma ile bitirebilir mi? Aldatılsa bile sevmeye ve güvenmeye devam edebilir mi? Güzel bir ilişki, yıllar süren bir evlilik, belki de arada kalan çocuklar için tekrar güvenmek mümkün mü? Aldatma, aldatmanın nedenleri ve aldatma terapisine bakarak sizce de güzel günlerin hatırına aşk her şeyi affeder mi?

PAYLAŞ
Banner

Menekşe Bakay

YORUMLAR:

2 comments:

  1. Güzel günlerin hatırı değilde aldatma sebebi üzerine düşünülmeli.Belgi biraz daha ilgi gösterseydi olmayacaktı veya sürekli istemiyor tavırları,daha önceki problemlerden ötürü yanaşmama,konuşurken sadece kendini düşünüp partnerini hiçe sayması zaten bunları belirtiniz ilk cümlelerde...İletişim,ilişki hatta zafer sonucu oluşan aile buya denge gerekliliğinden ortak sevginin saygıyla.

    (Faruk)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İletişim en önemlisi doğru iletişimin olması ve sürdürülmesi, insanların anlamaya ve anlaşılmaya ihtiyacı var.

      Sil